13 Temmuz 2014 Pazar


Koşuşturmadan sakince yaşamayı özlemişim. Saatin tiktaklarının arka planda alelade soluklaşmasını, her günün bir öncekine benzeyen yavaşlığını içimde duyumsamayı, orkide kokulu losyonumu eşlik eden o hafif müziğin ritmiyle acele etmeden, telaşsızca vücudumda gezdirmeyi özlemişim. Hızlıca göz gezdirmek zorunda kalmadığım, satırlar arası herhangi bir hecede kalkıp kendime kahve hazırlayabildiğim okumalarımı, gecenin bir yarısı deniz kıyısında –tüm kalabalığa rağmen zil çalmaya gerek duymadan- bisikletimi sürmeyi özlemişim. Harbiye’de dolunaya az kala, blushın tatlı serinliğinin tadı damağımda, yıldızların altında bu mükemmel insanı dinlemeyi de özleyeceğim, biliyorum.



6 Haziran 2014 Cuma

Hastamin hastaliklari:
Tip 2 Diyabetes Mellitus (30 senedir)
Hipertansiyon (15 senedir)
Kronik Bobrek Yetmezligi (11 senedir)
Benign Prostat Hiperplazisi (6 senedir)
Demir Eksikliği Anemisi
Kolesterol
Umbilikal herniasyon

Ve simdi de pnomoni oldu ve son donem bobrek yetmezligi oldugu icin de hemodiyalize basladi. Hemodiyalizde bir hemsire, 'Amca senin ne cok hastaligin var' deyince, amcam cevap verdi: "N'aparsin kizim, duyan gelmis!"

20 Nisan 2014 Pazar

Magic Realism. Buyulu Gercekcilik.

Magic Realism. Buyulu Gercekcilik.

Daha birkac ay once Sen Aydinlatirsin Geceyi ile kalbimin en ortasina yerlesen Onur Unlu, Itirazim Var ile beni kendine daha da cok bagladi. Soylemek isteyip de dile getiremedigim her sey vardi filmde. Bu kadar cok elestiri, bu kadar kisa zamana bu kadar sanatsal, bu kadar naif, bu kadar guzel cekimlerle, bu kadar samimi bir uslupla, bu kadar dogal akisinda ancak bu kadar sigdirilabilirdi. Ozelestiriye de, din(ler)in sorgulanmasina da katlanamayanlarin filmin yarisinda filmi terk etmesinin kacinilmaz oldugu gercegini goz onune alarak, yine cesaret dolu, yine sanat sanat icindir'i sanat toplum icindir anlayisiyla butunlestirebilen, bu kadar guzel elestirilerin sert ve kirici bir dil kullanilmaksizin, insani sarsici ve insanin zihnini yerinden oynatici bir uslupla sunuldugu bu film beni kendisine hayran birakti. Tekrar tekrar izlemek, her bir repligini ezberlemek istiyorum.

Yuzyillik Yalnizligi'ni tekrar okuyup, kendisine sevgilerimi bu sekilde sunmak istedigim Gabro gibi. Rest in peace Gabriel Garcia Marquez; magic realismi bana tanistiran, onu bana sevdiren bu buyuk yazarin kaybiyla gozlerimden akan yaslara engel olamiyorum belki ama elimden de sadece onun kitaplarinda, onun yarattigi buyulu gerceklikte kaybolmaktan baska bir sey gelmiyor.

*Spoiler*

'Insan sadece sucluyken kacmaz. Bazen suclandigin icin de kacarsin, ama bir kere kacmaya basladiysan, bir seyleri de muhakkak kacirirsin elinden; bazen gencligini kacirirsin, bazen gelecegini, bazen de aklini...

Oysa hakikat akilla ya da baska bir seyle kavranilmaz; hakikatin ancak parcasi olunur. Bunun icin kurtul gecmisinden, geleceginden, aklindan. Kainatta ne varsa su anda oluyor gormuyor musun? Sadece burada, sadece simdi. Gozlerini kapa, kalbini ac, aklini da birak gitsin... Akil dedigin sey, kafanda koca bir agirliktan baska ne ki?'




6 Mart 2014 Perşembe



Ikinci Yeni'den siir paylasmak istemiyorum ama ya gercekten konusuyorsa gozlerin?

3 Şubat 2014 Pazartesi

"Bir yeldeğirmeni niye döner ki?
Ben Don Kişot olsam bunu merak ederdim.
Ama ben yine ben olarak bir yeldeğirmeni olsam,
İllâ bir Don Kişot’u severdim..."

-Turgut Uyar-

27 Ocak 2014 Pazartesi

sen beyaz bir kadınsın 
uzaktaki
gözlerin aklımdan çıkmıyor
sen beyaz bir kadınsın
karanlıkları dinleyen
uzaktaki
sarmaşıkları duyuyor musun rüzgârda
yorgun başını
üşümüş yastığına koyuyor musun
uyuyor musun 


1 Aralık 2013 Pazar

şimdiyağmuruseviyorum,şimdiyağmuruseviyorum,yağmuruseviyorum.edipcansever.

Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der ona
Bu sözler ve bu sözlerin içinde çırpınan uzaklıklar
Dolaşıyorum bir başıma, ortalıkta kimsecikler yok
Kıyılar da bomboş, kır yolları da
Soluğumu duyuyorum ara sıra, bir onu duyuyorum
Duymuyorum belki de, biliyorum yalnızca
Ayaklarımın altında yaban naneleri, kekikler
Yol kenarında bir kapı, tahta
Peki, kim yitirmiş evini, ya da
Hangi yitikle yok olmuş o yapı
Kimbilir
Vuruyorum yokuş aşağı, kıyıya
Bir taşın üstüne oturuyorum
Ben oturur oturmaz
Çıkıyor kuytularından bütün görünümler
Ve ufak bir oyun oynuyor bana doğa
Alıp alıp götürüyor gözlerimi bıkmadan
Kısalıp uzayan bir çift yılan balığını andıran gözlerimi
Güneşin şavkından yuvarlanan çakıllara
Tam o sıra bir vapur yanaşıyor iskeleye uzun sürecek bir sonbahar taslağı gibi
Denize yeni sürülmüs bir tarlaya benziyor, uyanık, diri
Ve işin tuhafı bense
Alışıyorum gittikçe
Her gün bir parça daha alışıyorum yalnızlığıma
Ürperiyorum bir ara arkamdaki ayak sesinden
Ve bu yüzden mi bilmem
Durup bir süre çevreme bakar gibi yapıyorum
Sürüyle kus havalanıyor defnelerin içinden
Sürüyle, evet, hatırlıyorum birden
Nicedir unutmuşum saymayı bile günleri
Dağılıp gitmişler herbiri bir yana
Kuşlar gibi, onlar da
Benimse ne gidecegim bir yer
Ne de özlediğim bir şey var
Öyleyse neden yazıyorum bu sözleri ona
Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa
Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük
Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana. 


Uzun bir cumartesiyi hatırlıyorum, saat on iki
Dalıp gidiyorum, düsünüyorum da, saat on iki
Bir sigara yakıyorum, bir kağıda bir iki dize yazıyorum
Yerini iyi bilen, onurlu bir iki sözcük daha
Ama hiç kımıldamıyor, akrep de, yelkovan da
Yani tam böyle bir şeye benziyor zaman
Yılgın ve çarpıcı renkler içinde pek kımıldamayan
Çıkageliyor sonra, saat on iki.


Anlıyorum
Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi
Yalnızca bunun için uzun
Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da
Örneğin
Bir sevgiyi yontup onarmak için
Döğüşmek de sevgidir
Ve benim bildiğim kadarıyla
Her şeydir bir insan, her şeydir
Yalandır kısalığı yaşamın
Ve özellikle insan dediğimiz şey
İnançli bir insan soyunun parçasıysa.

Sonunda başbasa kalıyoruz gene
Başbaşa kalıyoruz doğayla ben
İşte az önce yağmur da başladı, cumartesi günlerden
On temmuz cumartesi
Bir vapur daha kalkıyor iskeleden
Ve yağmur hızlanıyor biraz
Uzanıp yatsam diyorum otların üstünde çırılçıplak
Tam öyle yapıyorum
Şimdi yağmuru seviyorum, şimdi yağmuru seviyorum, yağmuru seviyorum."